Cuma, Mayıs 24, 2024
Komünlerin Sesi

Açıklama: Bedrettin Yiğitleriyiz! – Gençlik Komünleri

Ve zafere olan inancımız

Ölümsüzleşen ölümler kadar büyük

Onlar ki bir ayrık otu tarlasında

Bir tutam çiçektiler

Binlerce ihanet çirkinliğinde

Bir avuç direnci güzellediler

Hiçbir şey bitmemişti daha

Gülerek girdiler zulüm tufanına”

Adnan Yücel-Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek

Gururumuzdur bizi hayatta, dimdik ayakta tutan.”

Bedrettin Akdeniz

Maraş Katliamı yaşandıktan iki sene sonra 28 Mayıs’ta Çorum’da faşist saldırılar başladı. 1980 Mayıs ve Temmuz ayları arasında geçen süre boyunca sokak sokak ve hatta kapı kapı kurulan barikatların kurucu özlerinden, örgütleyenlerindendi Hüseyin Gökdemir ve Rıza Satılmış. Direnişiyleriyle Maraş’ta yaşanan kıyımın Çorum’da da yaşanmasını engellemişlerdi. Halkı kapı kapı örgütledikten sonra, kurulan halk komitelerine öncülük etmeleriyle, halkın kendi karar mekanizmalarını işletmesini sağladılar ve Silahlı Halk Birlikleri’nin kuruluşuna öncülük ettiler.

Daha sonra Hüseyin Gökdemir Filistin Halkının işgalcilere karşı sürdürdüğü direnişine bir enternasyonalist olarak katılmış ve Filistin’de 27 Mayıs 1981’de ölümsüzleşmiştir.

Rıza Satılmış Çorum’da mücadeleye katıldığında, barikatlarda çatışmalara girdiğinde daha 16 yaşındadır ve Çorum’dan Filistin halkının yanında savaşmaya gittikten sonra Kürdistan’da mücadelesine devam etmiş ve Siirt’te çatışmada 25 Mayıs’da ölümsüzleşmiştir.*

Onlardan yıllar sonra 2013 gezi ayaklanmasının ertesinde yepyeni bir süreç yaşandı. Türkiye’nin metropollerinde yaşayanların ve daha önce örgütlü mücadele yürütmemişlerin bile sokağa çıktığını gördük. 1990larda Kürdistan’dan sürgün ettirilenlerin hafızalarıyla karşılaştılar bu sokaklarda. Taş atmayı terörize ederken kendilerini Kürt çocuklarıyla polise taş atarken buldular. Bu ezilenler ve örgütlü mücadele yürütenler için bir sıçrama noktası oldu. Artık sıkça konuşulduğu üzere 90’larda ve 80 darbesinde yaşananları, polis ve devlet şiddetini en düşük düzeyiyle yüzleşirken fark ediyorlardı. Çünkü 2008 krizinden sonra orta sınıf işçileşiyor, proleteryanın safları genişliyordu. Böylece ezilen ve savaşın içindeki halkları anlayan bir kesim ortaya çıktı Türkiye tarafında. Bu sonrasında 10 Ekim’i örgütleyecek büyük bir kırılmaydı ve kendini Rojava’da bulacaktı. Kürdistan ve Türkiye devriminin iç içeliğini artık kaçınılmaz olarak hissettiğimiz bir süreçti. Rojava Devrimi birlik zeminini kavrayan ve onu devrimci bir atılım olarak gören bir tutam çiçeğin önünü açtı. Böylece Bedrettin Akdeniz Çukurova’da Dev-Lis saflarında katıldığı mücadelesini. Türkiye ve Kürdistan halklarının kader birliğinin en yüksek düzeyde hissedildiği böylesi bir süreçte Rojava’ya 2014 Kasım’da enternasyonalist mücadeleye kattı daha birçok yoldaşı gibi ve 25 Mayıs 2015’te Rıza Satılmış’tan 20 yıl sonra aynı gün yine Kürdistan’da ölümsüzleşti.


Bedrettin’in ölümsüzleştiği 2015 yılında TC devleti Bedrettin’in savaşmaya gittiği İŞİD ile iş birliği yaparak Temmuz ayında Suruç’ta Rojava’ya yardım toplayan gencecik devrimcileri katletti. Orada bulunan Suruç şehitlerinden Okan Pirinç’in Bedrettin için yazdıkları.

Filistin’den Rojava’ya tarihten devralınan bir yol var. Son intifada ile birlikte tekrar fark ediyoruz ki emperyalizmin karşısında en güçlü silahımız enternasyonalizmdir. İnşası sömürü, asimilasyon üzerine kurulu olan ulus devletler, tabiatı gereği bütün halkların düşmanıyken; onun karşısında devrimci tarihi inşa ettiler ve mücadele her neredeyse oraya gidip orada hakların mücadele birliği için savaştılar.

Mayıs ayı şehitleri ölümsüzdür!

*: http://komundergi4.com/gecmisten-gelecege-huseyin-gokdemir-riza-satilmis-ve-bedrettin-akdeniz-deniz-ates-yazdi/